iyinet webmaster forumu 2008 seo yarışması
HomeForumsJoinDownloadsAbout


Kulluanıcı Adı /  Şifre
Anamenu

Seo Bilgileri

Giriş
Üye Adı:

Şifre:


Şifremi Kaybettim

Üye Ol!

Sayaç

Pagerank
Sitepagerank.uni.cc

iyinet webmaster forumu 2008 seo yarışması

Özel Bağlantılar

Google Adsense Reklamı

Afrika sıcakları Türkiye'yi kavuruyor...

 
 
Türkiye, Afrika üzerinden gelen ikinci bir sıcak hava dalgasının etkisi altına girdi. Aşırı sıcaklar nedeniyle 7 ilde kamuda çalışan engelli, hamile ve kronik hastalığı olanlara bugünden itibaren 2 ya da 3 gün idari izin verildi.

Sağlık Bakanlığı’nın tavsiyesi ve Bakanlar Kurulu’nun kararı ile kamuda sıcak tatili için valiliklere yetki verildi. Engellilere, kronik hastalığı bulunanlara ve hamilelere, İstanbul, Bursa, Edirne ve Muğla’da bugün ve yarın, İzmir, Antalya ve Çanakkale’de ise bugün, yarın ve Perşembe günü idari izin verildi.

Çanakkale’de ayrıca il genelinde Çarşamba günü mesai saati sabah 07.00’de başlayıp, öğlen 12.00’de sona erecek. Aydın’da da Çarşamba ve Perşembe günü mesai sabah saat 07.00’de başlayıp, öğlen saat 12.30’da bitecek.Bugün sıcaklıklar, Ege’de 42-45, Akdeniz’de 41-42, Marmara’da 38-42, İç Anadolu’da 37-38, Batı ve Orta Karadeniz’in iç kesimlerinde 36-40 ve Güneydoğu Anadolu’da 39-41 derece arasında olacak.

Sıcaklığın Cuma günü mevsim normallerine inmesi bekleniyor. İstanbul'da aşırı sıcak hava, Şile'de sıcaklık 41,2 derece...

Şile’de gün içinde en yüksek hava sıcaklığı 41.2 derece olarak ölçüldü. İstanbul Meteoroloji Bölge Müdürü Mustafa Yıldırım, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kentte gün içinde ölçülen en yüksek sıcaklık değerleriyle ilgili bilgi verdi. Buna göre, hava sıcaklığı Pendik’te 35, Sarıyer, Samandıra, Büyükada, Kartal ve Kadıköy’de 36, Kağıthane ve Beykoz’da 37, Küçükçekmece’de 38 ve Şile’de 41.2 dereceyi buldu.

Yıldırım, yarın hava sıcaklığında 1-2 derece artış beklendiğini ifade ederek, perşembe günü 6-8 derece azalacak sıcaklığın, cuma gününden itibaren de mevsim normallerine döneceğini bildirdi.

Ntvmsnbc

Küresel Isınma Kızılırmak'ıda kuruttu.

 
 
SAMSUN’un Bafra ilçesinden Karadeniz’e dökülen ve Türkiye’nin en büyük nehirlerinden olan Kızılırmak’ta küresel ısınmanın belirtileri ortaya çıktı.

Kızılırmak’ın denize döküldüğü bölgelerde dev adacıkların oluşması, ‘yaz mevsiminde yaşanacak kuraklığın önemli sinyalleri’ olarak değerlendirildi. Samsun İl Çevre ve Orman Müdür Vekili Ömer Albayrak, “Küresel ısınma sadece bizi değil, dünyayı tehlikeye düşüren bir durum. Bu konuda vatandaşlarımızla topyekün olarak mücadele vermeliyiz'' dedi.

Bin 150 kilometre uzunluğu ile ülkemizin en uzun nehirlerinden birisi olan Kızılırmak’taki küresel ısınma tehlikesi balıkçıların yanı sıra tarım sektörünü de olumsuz etkilemeye başladı. Sivas’taki Kızıldağ’ın güney yamaçlarından doğan ve sırasıyla Sivas, Kayseri, Nevşehir, Kırşehir, Kırıkkale, Ankara, Çankırı, Çorum ve Samsun’dan geçerek Bafra İlçesi’nden Karadeniz’e dökülen Kızılırmak üzerinde dev adacıklar oluştu.

Nehir yatağından suyun az akması, yeterli yağışların olmaması, hava sıcaklığının artması sonucu, adına türküler yazılan ve üzerinde teknelerle dolaşılarak balık avı yapılan Kızılırmak’ın artık eski ihtişamını kaybetmesi, acil önlemler alınmasını gündeme getirdi. Yaşanılacak kuraklıktan 56 bin hektar alanı kaplayan 19 Mayıs, Bafra ve Alaçam ilçeleri arasında bulunan Kızılırmak Deltası’nın da etkileneceğine dikkat çeken Ömer Albayrak, bu durumun küresel ısınmanın bir sonucu olduğunu belirterek şunları söyledi:

Küresel ısınma sadece bizi değil, dünyayı tehlikeye düşüren bir durum. Kızılırmak Nehri bildiğiniz gibi bir çok kentten geçiyor. Ancak kuraklığa karşı Kızılırmak’la ilgili net bir çalışmamız yok. Bu konuda vatandaşlarımızla topyekün olarak mücadele vermeliyiz. Yaklaşık 140 kuş türünün barındığı deltanın da bundan etkileneceğini düşünürsek, suyun gelecekte hem balıkçılık, hem tarım hem de delta için ne kadar önemli olduğunu daha iyi anlarız.''

Milliyet

Konya Ovası Kuruyor

 
 
Selçuklu Ziraat Odası Başkanı Faruk Çöklü, ekili durumdaki 2 milyon ton hububatın yüzde 80’inin tarlalarda yandığını, bundan sonra yağacak yağmurun da hububat için bir anlam ifade etmeyeceğini söyledi.

KURAKLIK ve yeraltı sularının bilinçsiz kullanılması nedeniyle göller ve nehirlerin birer birer kuruduğu Konya Kapalı Havzası’nda hububat çiftçisi, yüzde 80’e veren rekolte kaybı nedeniyle zor günler geçiriyor. Selçuklu Ziraat Odası Başkanı Faruk Çöklü, ekili durumdaki 2 milyon ton hububatın yüzde 80’inin tarlalarda yandığını, bundan sonra yağacak yağmurun da hububat için bir anlam ifade etmeyeceğini söyledi. Konya İl Genel Meclisi ise ilin afet bölgesi ilan edilmesi için tavsiye kararı aldı. Karar, Başbakanlık ile ilgili bakanlıklara gönderildi. Çiftçi, nefesini tuttu Bakanlar Kurulu’ndan çıkacak kararı bekliyor.

15 binin üzerinde kaçak su kuyusu bulunduğu tahmin edilen Konya Kapalı Havzası’nda Akşehir, Beyşehir, Meke, Eber ve Akgöl başta olmak üzere bir çok göl ve akarsular birer birer kurumaya başladı. Yağış yetersizliği nedeniyle barajlardaki su seviyesi de önemli ölçüde azalınca, buğday anbarı olarak bilenen Konya Ovası’ndaki hububat rekoltesi bu yıl, son yılların en en düşük düzeyinde gerçekleşecek.

AFET BÖLGESİ İLAN EDİLSİN
Bahar aylarında Konya Ovası’nın neredeyse hiç yağış almadığını belirten Selçuklu Ziraat Odası Başkanı Faruk Çöklü, “Bu nedenle hububat çiftçisinin mahsülü tarlalarda yandı. Yüzde 80’lere varan oranda rekolte kaybı bekliyoruz. Çiftçimizin çok acil desteğe ihtiyacı var. Konya’nın Bakanlar Kurulu kararıyla afet bölgesi ilan edilmesini bekliyoruz. Hemen ardından da il genelinde hasar tespit çalışması yapılmalı'' dedi. Daha önce hiç böylesi büyük bir afetle karşılaşmadıklarını belirten Faruk Çöklü, şunları söyledi:

Konya Ovası’nda zaten sulanabilir tarım arazisi oranı yüzde 15 dolaylarında. Kalan yüzde 85’lik alanda ise kuru tarım yapılabiliyor. Bu yüzde 85’lik kısmın çok büyük bölümünde hasat edilecek tek bir baş ürün bile yok. Geçmişte hiç böylesi büyük bir kuraklıkla karşı karşıya kalmamıştık. Ekili durumdaki 2 milyon ton hububatın yüzde 80’i tarlalarda yandı. Bundan sonra yağacak yağmurun hububat için bir anlamı yok. Önümüzdeki günlerde bu kayıplar daha artabilir. Bu nedenle çıkarılacak afet kararının ardından hemen çiftçilerimizin Ziraat Bankası’na ve Tarım Kredi Kooperatifi’ne olan borcunun faizsiz olarak 1 yıl ertelenmesini istiyoruz. Tohumluk yardımlarının bir an önce dağıtılmasını istiyoruz.''

SIKINTI CİDDİ BOYUTTA
İl Genel Meclisi Başkanı Mustafa Sabri Ak ise yaptığı yazılı açıklamada, aldıkları tavsiye kararının Başbakanlık, Afet İşleri Genel Müdürlüğü, Hazine, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, Enerji Ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı’na iletildiğini belirterek şöyle dedi:
Tüm dünyayı tehdit eden küresel ısınma, nüfusun büyük bir kısmının tarımla geçimini sağladığı Konya’yı da ciddi anlamda tehdit ediyor. Türkiye’nin hububat alanında önemli bir boşluğunu dolduran Konya'mız, küresel ısınmadan dolayı ciddi anlamda sıkıntı yaşamaktadır. Hasat mevsimin başladığı bu günlerde susuz alanlardaki ürünlerde neredeyse yüzde 70’lere varan düşüş söz konusu. Bu sebeple meclisimizin de almış olduğu tavsiye kararı ‘Konya’nın afet bölgesine alınması’ noktasında son derece önemli.''

Milliyet
 

Küresel Isınma endişe veriyor...

 
 
Türkiye'de her üç kişiden birinin küresel ısınmayı en büyük tehdit olarak gördüğü ortaya konuldu.

GfK Türkiye ve ARYA Sponsorluk tarafından Türkiye'nin 16 ilinde yapılan araştırma ile, insanların ''gelecek konusundaki korkuları, küresel ısınma konusundaki düşünceleri ve çevre konusunda özel sektörün yürüttüğü faaliyetler'' değerlendirildi.

Buna göre, gelecek konusunda en fazla korkutan gelişme sorusuna katılımcıların yüzde 34,1'i ''küresel ısınma'' cevabını verirken, kentsel kesimde bu oranın kırsal kesimlere göre daha yüksek olduğu dikkati çekti.

ALINMASI GEREKEN BİREYSEL TEDBİRLER
Küresel ısınma için alınması gereken bireysel tedbirler dikkate alındığında katılımcıların yüzde 70'u suyu, yüzde 63,2'si elektriği tedbirli kullanmak gerektiğini belirtirken, yüzde 57,9'u ozon tabakasına zararlı maddeleri olabildiğince az kullanmak gerektiğini, yüzde 41,6'sı da yakıtı (doğal gaz kömür gibi) tedbirli kullanmak gerektiğini ifade etti.

Çöpleri plastik, kağıt olarak ayırmak gerektiğini belirtenlerin oranı yüzde 41,3'ü bulurken, yüzde 40,6'sı elektronik eşyaları kullanılmadığında açık bırakmamak gerektiğini, yüzde 35,9'u ise çevredeki insanları uyarmak, yüzde 33,1'i ise kurşunsuz benzin kullanmak gerektiğini kaydetti.
Katılımcıların yüzde 24,7'si buzdolapların mevsim ayarlarını doğru yapmak, yüzde 21,8'i ısıyı yükseltmek yerine daha kalın giyinmek gerektiğini belirtti. Küresel ısınmaya karşı herhangi bir tedbir alınıp alınmadığını sorulması üzerine de yüzde 25,9'luk kesim herhangi bir tedbir almadığını söyledi.

ŞİRKETLERDEN AĞAÇLANDIRMA BEKLENİYOR
Araştırma, özel sektör şirketlerinin çevre konusunda yürüttükleri projeler hakkında ise halkın çoğunluğunun fikir sahibi olmadığını ortaya koydu. Katılımcıların yarısı firmaların yürüttüğü çevre projelerinden hiç haberdar olmadığını belirtirken, ''yeterince veya kısmen haberdarım'' şeklinde yanıt verenlerin oranı ise yüzde 18'te kaldı.

Çevre konusunda yürüttüğü faaliyetler açısından en başarılı bulunan şirket veya sivil toplum kuruluşunun sorulması üzerine de katılımcıların yüzde 76'sı bilmediğini ifade etti. Bu oranın yüksekliği de çevre konusunda çalışan kurumların iletişim faaliyetlerini yoğunlaştırarak halkı daha fazla bilgilendirmeleri gerektiğini gözler önüne serdi. Çevre konusunda şirketlerden beklentiler içinde en fazla dile getirilen talep yüzde 28,9 ile ''ağaçlandırma'' iken, bunu yüzde 14 ile su kaynaklarının korunması, yüzde 13,5 ile bireylerin bilinçlendirilmesi ve yüzde 13 ile atık kontrolü gibi çevre koruma faaliyetlerine dair beklentiler takip etti.

Milliyet
 

Küresel Isınma ve Manyas Kuş Cenneti

 
 
Türkiye’nin ilk kuş cenneti Manyas Gölü Kuş Cenneti’nde kirlilik, tahribat ve kuraklık nedeniyle kuş türü sayısının 27’ye indiği açıklandı.

Türkiye’nin ilk kuş cenneti Manyas Gölü Kuş Cenneti’nde kirlilik, tahribat ve kuraklık nedeniyle kuş türü sayısının 27’ye indiği açıklandı.

Bandırma’da düzenlenen "Küresel Isınma ve Manyas Kuş Cennetine Etkileri" konulu panelde konuşan Çevre ve Orman Bakanlığı Biyolojik Çeşitlilik Koruma Ekolojisi Uzmanı Sühendan Er, Manyas Gölü’nün en büyük kaynağı Sığırcı Deresi’ne, beyaz et sektöründe faaliyet gösteren işletmeler tarafından günde 200 ton atık bırakıldığını, bunun da doğal yaşamı olumsuz etkilediğini söyledi. Bu yıl kuşların davranışlarında değişiklikler gözlendiğini ifade eden Er, "İlk defa yerel türler 1,5 ay, göçmen kuşlar da gelir gelmez 3-4 hafta önceden kuluçkaya yattılar. Bu fizyolojilerindeki değişmeyi gösteren bir işaret. Kuraklık nedeniyle de su 200-250 metre çekildi. Kuraklık, kirlilik ve tahribat nedeniyle Manyas Kuş Cenneti’ndeki kuş türü sayısı 27’ye indi, kuş popülasyonu da azaldı" dedi.

Hürriyet
 
 

Destek


Powered by XOOPS 2.0 ©31 Aralık 2007 saat 23.59 iyinet webmaster forumu 2008 seo yarışması Hosted By Hisar Tasarım
Privacy ( Gizlilik İlkesi )

küresel ısınma nurettin bay onur bozatlı ruşan aydeniz sevda gül şebinkarahisar gölova kelkit vadisi Şebinkarahisar Haber Portalı kelkit vadisi nurettin bay mustafa küçük xoops